Ailesel Meme Kanseri

AİLESEL MEME KANSERİ

Aile yakınları arasında meme kanseri olan kadınlarda meme kanserine yakalanma riski artıyor. Bu ailelerde yumurtalık ve kolon kanseri görülme olasılığı da daha fazla. Örneğin aile yakınları arasında meme kanseri olmayan belirli yaştaki bir kadında meme kanseri gelişme riski % 6 iken, yakını meme kanserine yakalanmış kadınlarda meme kanseri gelişme riski % 11’e çıkıyor. Ailesel meme kanserleri, tüm meme kanserli hastaların % 10 unu oluşturuyor.

 

 

Ailesel meme kanseri nedir?

 

 

Ailesel geçişin iki şekli var. Bunlardan birinci grupta, ailede meme kanseri görülme sıklığı diğer ailelerden daha fazla. Genellikle 40 yaşın üzerinde yani daha ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Aynı anda her iki memede birden başladığı daha az görülüyor. Ailede birden fazla bireyde görülme sayısı, normal ailelerden fazla ama ikinci grup olan kalıtsal meme kanseri kadar fazla değil.

 

 

İkinci grup ise kalıtsal meme kanseridir; yani meme kanseri, genlerdeki bir bozukluk nedeni ile çocuklara geçer. Çocukların yarısı meme kanserine yakalanırlar. Böyle ailelerde çok sayıda meme kanserli hasta vardır.

 

 

Yakın kan bağı olan akrabalarınızdan birisi meme kanserine yakalandıysa, meme kanserine yakalanma olasılığınızı anlamak için aşağıdaki soruları cevaplandırmanız gerekiyor.

Kansere yakalanan yakınınızın yakınlık derecesi nedir?

 

 

Birinci derece olabilir; anne, kız kardeş, kız evlat gibi. Veya ikinci derece yakınınız olabilir; teyze, hala veya büyükanne gibi. Büyükannenin annesi ve kuzenler 3. derece yakın grubuna giriyor. Kan bağı olmayan bireyler bu grubun dışında kalıyor.

Kansere yakalanan yakınınızın kaç yaşındadır?

 

 

Eğer genç yaşta kansere yakalandı ise, riskiniz daha da artıyor. Diyelim ki Ayşe hanımın annesi meme kanserine yakalandı. Yani birinci derecede yakını oluyor. Eğer annesi 37 yaşında meme kanserine yakalanmış ise, kendisinde meme kanserine yakalanma riski, ailesinde meme kanseri olmayan kadınlara göre 3 kat daha fazla. Fakat annesi hastalığa yakalandığında50 yaşında ise, riski sadece 1.5 kat artıyor. Yani yakınınız ne kadar genç yaşta meme kanserine yakalandı ise riskiniz o kadar artıyor.

 

 

Kansere yakalanan yakınınızın her iki memesinde birden kanser var mı?

 

 

Yakınınızda ortaya çıkan kanser sadece bir memede olabilir veya iki memede birden olabilir. Eğer her iki memesinde de ka9nser gelişmiş ise riskiniz artıyor.

 

 

Yakınlarınızdan kaç kişide meme kanseri var ?

 

 

Birden fazla yakınınız meme kanserine yakalanmış ise riskiniz artıyor. Örneğin hem annenizde hem de kız kardeşinizde meme kanseri var ise riskiniz artıyor.

 

 

Meme kanserine yakalanan yakınlarınız arasında erkek var mı?

 

 

Eğer erkek kardeşiniz veya babanızda meme kanseri varsa riskiniz artıyor.

 

 

Ayşe hanımın annesinin her iki memesinde birden kanser ortaya çıktığını düşünelim. Annesi 40 yaşından daha yaşlı ise, Ayşe hanımın riski 5 kat artıyor. Eğer annesi 40 yaşından genç ise, risk 10 kat daha fazla. Bu durumda kanserin genetik geçişi söz konusu olabilir ve Ayşe hanımda ve diğer aile bireylerinde, kanserin anneden çocuğa geçişini sağlayan, hasarlı BRCA geni araştırılması gerekiyor.

 

 

Kalıtsal Meme Kanseri Nedir?

 

 

BRCA1 ve BRCA2 genleri, hücre DNA’sında meydana gelen hasarın tamirinde rol alan iki genimiz. Eğer BRCA1 ve BRCA2 genlerinde bir hasar meydana gelirse DNA tamiri yeterince yapılamadığı için meme kanseri gelişme riski artıyor.

 

 

Eğer bu iki genden birinde hasar ortaya çıkarsa (buna mutasyon diyoruz) bu hasarlı genler kuşaklar boyu anne ve babadan çocuklara aktarılıyor. Aile bireylerinde bu hasarlı geni taşıyan kişilerde meme kanseri gelişme riski çok fazla oluyor( %85-90 gibi) meme kanseri ortaya çıkıyor.

 

 

Bu hasarlı geni taşıyan kadında tüm yaşamı boyunca meme kanseri gelişme riski, % 87 gibi çok yüksek bir oran. Bu gruptaki kadınlarda meme kanseri daha erken yaşta ortaya çıkıyor ( %70 oranında 45 yaştan önce). Kadının birden fazla birinci derece yakınında (annesi, kız kardeşi veya kız evladı) meme kanseri görülüyor. Bu tip meme kanseri genellikle (% 65) her iki memede birden gelişiyor. Bu ailelerde meme kanserinin yanı sıra yumurtalık kanseri de sık görülüyor (yumurtalık kanseri gelişme riski % 50).

 

 

Hasarlı BRCA1 geni taşıyan bir kadının veya erkeğin 4 çocuğundan 2 tanesine bu hasarlı gen geçiyor. Eğer çocuk kız ise ve BRCA1 hasarlı geni çocuğa geçmiş ise, meme kanserine yakalanma olasılığı çok yüksek. Hasarlı BRCA1 geni taşıyan erkekte meme kanseri riski artmıyor ama, bu hasarlı genin taşıcısı oluyor; bu hasarlı geni çocuklarına geçirebiliyor. Bu hasarlı geni taşıyan erkeklerde ileri yaşlarda prostat ve kalın barsak kanseri görülme olasılığı artıyor. 4 çocuktan ikisine bu hasarlı genin geçebileceğini söyledik; BRCA 1 geni sağlam olan diğer iki çocukta ise meme kanseri riski, toplumdaki diğer kadınlarla aynı. Yani bir risk artışı söz konusu değil.

 

 

Aile bireyleri arasında birden fazla kişinin meme kanserine yakalanması, meme kanserine yakalanan bireylerin genç yaşta olmaları, bireylerde her iki memede birden kanser gelişmesi, genetik bir geçiş olabileceğini akla getirmeli. Bu aile bireylerinde BRCA1 ve BRCA2 dediğimiz genlerinde hasarın olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Eğer kişi bu hasarlı genleri taşıyor ise bu riski azaltıcı tedbirlere başvurabilir.

Hasarlı BRCA1 veya BRCA2 geni taşıyorsanız ne yapılabilir?

 

 

Hasarlı geni taşıyan kadınlarda meme kanseri gelişme riskinin çok yüksek olduğunu biliyoruz (% 87). Bu kadınların yakından takip edilmeleri gerekiyor.
18 yaşından itibaren kendilerini muayene etmeyi öğrenmeleri ve her ay muayeneyi düzenli olarak yapmaları gerekiyor. 25 yaştan itibaren yılda bir veya iki defa uzman bir hekime muayene olmaları ve yılda bir kez mamografi çektirmeleri gerekiyor. Yine bu yaştan itibaren yılda bir veya iki defa jinekolojik muayene olmaları ve yumurtalıklarını ultrasonla kontrol ettirmeleri öneriliyor (bu kadınlarda yumurtalık kanseri gelişme riski de yüksek).

 

 

BRCA2 nedir?

 

 

Benzer şekilde kalıtsal geçiş sağladığı bilinen diğer bir gen de hasarlı BRCA2 geni. Hasarlı BRCA1 ile benzer özellikler taşıyor ve meme kanseri gelişme riskini artırıyor. Hasarlı BRCA2 taşıyan erkekler de, kadınlar gibi meme kanserine yakalanıyorlar.

 

 

Kimler hasarlı BRCA1 ve BRCA2 geni araştırması testini yaptırmalıdır?

 

 

Eğer yakın aile bireylerinizden birisinde hasarlı BRCA1 ve BRCA2 genlerinden birisi saptanmış ise sizin de kendi durumunuzu öğrenmeniz ve gereken tedbirleri almanız açısından bu testi yaptırmanız gerekebilir. ABD’de, “National Comprehensive Cancer Network” tarafından yayınlanan kriterlere göre aşağıda belirtilen özellikleri taşıyorsanız, bu hasarlı genlerin araştırılması testini yaptırmanız öneriliyor Bu genetik değişikliği taşıyor olmanız, sizin mutlaka meme veya yumurtalık kanserine yakalanacağınız anlamına gelmiyor. Sadece risk artışını gösteriyor.

 

 

Bu riskin azaltılması veya ortadan kaldırılması için bazı önlemler almak mümkün

 

 

İlaçla korunma

 

 

Tamoksifen, meme kanseri tedavisi sonrasında kanserin diğer memede veya vücudun başka bir yerinde tekrar etmesini önlemek amacıyla kullanılıyor. “BRCA1 geni taşıyıcılarında meme kanseri gelişmesi riskini azaltmak için tamoksifen kullanılabilir mi?” gibi bir soru aklınıza gelebilir. Tamoksifen’ in koruyucu etkisi, östrojen (ER) ve progesteron (PR) algılayıcılarını taşıyan meme kanseri tipleri için geçerli. Hasarlı BRCA1 genini taşıyanlarda ortaya çıkan meme kanserleri ise, büyük oranda ER ve PR negatif hastalar(yani bu algılayıcıları taşımıyorlar). Bu nedenle bu kadınlarda tamoksifenin koruyucu etkisi fazla olmuyor. Aşağıda değineceğimiz hasarlı BRCA2 genini taşıyanlarda gelişen kanserler ise, büyük oranda ER ve PR pozitif görülüyor. Bu nedenle hasarlı BRCA2 geni taşıyanlarda tamoksifen kullanılması, meme kanseri gelişme riskini azaltıyor ve kullanılması öneriliyor, fakat bu konuda çalışmalar devam ediyor.

 

 

Cerrahi korunma

 

 

Her iki memeyi ameliyatla alarak bu kadınlarda kanser gelişme riskini azaltmak mümkün. Memenin alınması birkaç şekilde oluyor. Memenin dış görünümü tamamen koruyarak içeriden meme dokusunun çıkartılması mümkün. Alınan meme dokusu yerine protez yerleştirilerek memenin dış görünümü korunabiliyor ve memenin estetik görünümü bozulmuyor. Fakat Bu tip girişimlerde meme dokusunun tamamı çıkartılamadığı için bu kadınlarda % 10 oranında meme kanseri görülebiliyor.

 

 

Diğer uygulama ise memenin deri dokusu ile birlikte tümünün alınması şeklinde. Memenin tümü alındığında da kanser gelişme riski oldukça azalmakla birlikte tamamen ortadan kalkmıyor. Bu kadınlar dilerlerse memenin alınması sırasında plastik cerrahi yöntemleri ile yeniden meme yaptırabiliyorlar.

 

 

Hasarlı BRCA1 taşıyıcılarında yumurtalık kanseri riskinin de yüksek (% 50) olduğunu biliyoruz, bu nedenle yumurtalıkların da alınması öneriliyor.

Eğer sizde meme kanseri saptanmış ise ve;

 

 

– Meme kanseri teşhisiniz 40 yaşından önce konmuş ise,

 

 

– Meme kanseri teşhisiniz 50 yaşından önce konmuş ve yakın bir akrabanızda da meme kanseri veya yumurtalık kanseri teşhisi konmuş ise,

 

 

– Her iki memenizde birden meme kanseri ortaya çıkmış ve yakın bir akrabanızda da meme kanseri veya yumurtalık kanseri teşhisi konmuş ise,

 

 

– Yakın bir erkek akrabanızda meme kanseri ortaya çıkmış ise,

 

 

Eğer sizde yumurtalık kanseri saptanmış ise;

 

 

– Aile yakınlarınız arasında yumurtalık kanseri olan başka bir birey var ise,

 

 

– Her iki memesinde birden kanser olan veya meme kanseri teşhisi 50 yaşından önce konmuş bir yakın akrabanız var ise,

 

 

– Meme kanserine yakalanmış iki yakın akrabanız var ise,

 

 

– Meme kanserine yakalanmış yakın bir erkek akrabanız var ise,

 

 

bu testleri yaptırmanız öneriliyor. Bunların dışında etnik köken olarak Ashkenazi Yahudi’si kökeninden gelen kadınlarda meme kanseri teşhisi 50 yaşından önce konmuş ise veya yumurtalık kanseri teşhisi konmuş ise bu testleri yaptırmaları öneriliyor.